Anasayfa › Yerel (Harita) Optimizasyon
Yerel (Harita) Optimizasyon
Yerel (harita) optimizasyon, haritadaki kaydınızın sahibinin siz olmasıyla başlar; ardından hizmet listesi, kısa duyurular ve doğrudan arama düğmeleri düzenlenir.
Yerel (Harita) Optimizasyon İşe Neden Profilin Sahibini Bulmakla Başlar?
Google Haritalar üzerinde işletmenizin adına dokunduğunuzda bir kart açılır: adınız, adresiniz, saatleriniz, fotoğraflar, yorumlar. Bu karta işletme profili denir. Şimdi kendinize şunu sorun: orada yazanları kim değiştirebiliyor? Cevap çoğu zaman “bilmiyorum” olur. Bu yüzden yerel (harita) optimizasyon saatlerle ya da fotoğraflarla değil, daha temel bir işle başlar: profilin gerçek sahibinin, yani sizin, yönetimi elinize almanızla.
Profiller türlü yollardan doğar. Bazen Google, eldeki açık bilgilerden kaydı kendisi oluşturur. Bazen de eski bir çalışan, bir yeğen, dükkânın önceki kiracısı ya da bir zamanlar çalışılan bir firma kendi e-posta adresiyle açmıştır. O kişi işten ayrılır, şehirden taşınır, e-posta adresini unutur. Profil ise yerinde durur ve müşteriye sizin adınıza bilgi vermeyi sürdürür; siz bir harfine bile dokunamazsınız.
Sahipsiz profilin bedeli sıradan bir günde anlaşılmaz. Bayram tatilinde saatler yanlış görünür ve düzeltecek kimse yoktur. Biri telefon numarasının değişmesini önerir, öneri kabul edilir, aramalar başka yere gider. Yorumlar cevapsız birikir. Yıllar önce çekilmiş, eski tabelayı gösteren fotoğraf kartın en üstünde durur. Bunların her biri küçüktür; ama müşterinin sizinle ilgili ilk izlenimi bu karttan oluşur.
Yönetimi almanın yolu bellidir. Kartın üzerinde, işletmenin sahibi olduğunuzu bildirmenizi sağlayan bir bağlantı bulunur. Dokunduğunuzda, profili o an yöneten kişiye bir bildirim gider. O kişi devrederse iş biter. Cevap vermezse Google sizden dükkânın sahibi olduğunuzu kanıtlamanızı ister; bu telefonla, postayla ya da dükkânı gösteren kısa bir videoyla yapılır. Kestirme bir yolu yoktur, sabır ister.
İkinci dert çift kayıttır. Dükkân taşındığında, tabela değiştiğinde ya da profil farklı hesaplardan iki kez açıldığında haritada aynı işletme çift görünür. Yorumlar ikiye bölünür, müşterinin bir kısmı eski adrese gider. Fazla olan kayıt aceleyle silinmez; üzerindeki yorumlar da onunla birlikte kaybolabilir. Doğrusu, Google’a kaydın çift olduğunu bildirmek ya da eski adresi “taşındı” diye işaretlemektir.
Yönetim sizde olduktan sonra yardım edenlere sahiplik değil, yönetici yetkisi verilir; bu yetki istenildiği an geri alınabilir. İşten ayrılanların ve artık çalışılmayan firmaların erişimi kaldırılır. Çalışmanın başında haritadaki kayıtlar sayılır: kaç kayıt var, her biri sahipli mi görünüyor? Yerel (harita) optimizasyon listesinin ilk satırı çoğu işletmede tek bir sorudur: profil kimin elinde?
Profildeki Hizmet ve Ürün Listesi Arayana Neyi Gösterir?
Profildeki kategori ne olduğunuzu iki kelimeyle söyler: oto tamircisi, kasap, veteriner. Ne yaptığınızı ise söylemez. Oto tamircisi egzoz işine bakıyor mu, kasap kurbanlık kesiyor mu, veteriner köye geliyor mu? Bu soruların cevabı profilin içindeki hizmet listesindedir. Çoğu işletmede bu liste boştur; çünkü profili açan kişi adı, adresi ve telefonu yazıp bırakmış, gerisine hiç bakmamıştır.
Liste satır satır doldurulur. Her hizmetin bir adı ve bir iki cümlelik açıklaması olur; istenirse fiyat da eklenir. Adı yazarken ustanın değil, müşterinin kelimesi seçilir. Müşteri “ön düzen ayarı” demez, “rot balans” der; “küçükbaş hayvan muayenesi” demez, “koyun hastalandı” diye arar. Açıklama da aynı sadelikte yazılır: iş ne kadar sürer, randevu gerekir mi, yerinde mi yapılır.
Bu satırların işi yalnızca profile bakan kişiyi bilgilendirmek değildir. Biri haritada “akü takviye” ya da “kurbanlık kesim” diye aradığında, arama motoru işletme adlarının yanında hizmet listelerini de okur. Listede o iş yazıyorsa, kartınızın altında bunu sağladığınızı belirten küçük bir not çıkabilir. Çıkıp çıkmayacağına Google karar verir. Kesin olan şudur: listede yazmayan bir iş için böyle bir not hiç çıkmaz.
Ürün satan işletmeler için ayrı bir bölüm vardır. Her ürüne bir fotoğraf, bir ad, kısa bir açıklama ve isterseniz fiyat ile sitenizdeki sayfasının bağlantısı eklenir. Buraya bütün dükkânı yüklemek gerekmez; en çok sorulan on on beş ürün yeter. Kavanoz bal, kavurmalık et, kiralık tırmanış takımı, lokantada abdigör köftesi: müşteri kartı açtığında ne bulacağını raf raf görür.
Listenin doğru kalması, dolu olmasından önemlidir. Artık yapmadığınız iş silinir; müşteri onun için yola çıkıp eli boş dönmemelidir. Mevsimlik işler mevsiminden önce eklenir: kar düşmeden zincir ve akü, bahar gelmeden kovan ve arı malzemesi. Fiyat sık değişiyorsa o alan boş bırakılır, açıklamada fiyata neyin dâhil olduğu yazılır. Haritada unutulmuş eski bir fiyat, müşteriyle aranızdaki ilk soğukluğun nedeni olur.
Liste ile site birbirini tutmalıdır. Profilde yazan her hizmetin sitenizde bir sayfası, sitenizde anlatılan her hizmetin profilde bir satırı bulunur; adları da aynıdır. Biri “kış bakımı”, öteki “sezon hazırlığı” diyorsa arama motoru bunların aynı iş olduğunu anlamakta zorlanır. Ücretsiz site taraması sırasında sitenizde hangi hizmetlerin sayfası bulunduğuna bakarız; yerel (harita) optimizasyon çalışmasında iki liste yan yana getirilir ve eksikler karşılıklı tamamlanır.
Profilde Paylaşılan Kısa Duyurular Hangi Sıklıkla İşe Yarar?
Eskiden bir değişiklik olduğunda dükkânın kapısına kâğıt asılırdı: “Cuma günü kapalıyız”, “yeni mal geldi”, “taşındık”. Profildeki duyurular bunun haritadaki karşılığıdır. Bir fotoğraf, birkaç cümle ve bir düğmeden oluşan kısa notlardır; profilinize bakan kişi onları kartın içinde görür. Kâğıdı yalnızca kapının önünden geçen kişi okur. Duyuruyu ise sizi haritada arayan herkes görür.
Duyurulmaya değer olan, müşterinin kararını değiştiren haberdir. Çalışma saatleri değişti. Bayramda şu günler kapalıyız. Yeni bir hizmete başladık. Bu yılın balı geldi. Kar nedeniyle köylere servis yarına kaldı. İkinci şubemiz açıldı. Bunların hepsi, okuyanın “gideyim mi, arayayım mı, bekleyeyim mi” sorusuna cevap verir. Uzun ve sert geçen kışlarda yol ve servis bilgisi, en çok işe yarayan duyurulardandır.
Değmeyenler de bellidir. Her sabah paylaşılan iyi dilek cümleleri, özlü sözler, aynı reklamın haftalarca yinelenmesi, işle ilgisi olmayan gündem yorumları profili canlı göstermez, kalabalık gösterir. Üstelik yeni duyuru eskisini aşağı iter; gereksiz bir paylaşım, bayram saatlerini bildiren asıl önemli notu gözden uzaklaştırır. Duyuru alanı bir sosyal medya hesabı değildir; söylenecek söz yoksa boş kalması daha iyidir.
Sıklık sorusunun dürüst cevabı şudur: söyleyecek bir şeyiniz oldukça. Çoğu küçük işletme için bu, ayda bir iki duyuru demektir; mevsim dönerken, bayram yaklaşırken, yeni ürün gelirken sayı kendiliğinden artar. Her gün paylaşmanın bilinen bir yararı yoktur. Öte yandan son duyurusu iki kış öncesine ait olan bir profil, kapısında sararmış bir kâğıt asılı duran dükkân gibi bakımsız görünür.
Duyurunun yazımı da kısa tutulur. Haber ilk cümlededir: ne oldu, ne zaman, kimin için. Tarih ve koşul açık yazılır; “kısa bir süre için” yerine günün adı verilir. Fotoğrafı kendiniz çekersiniz; hazır bir görsel yerine dükkânın o günkü hâli konur. Altına tek bir düğme eklenir: aramak, yer ayırtmak ya da ilgili sayfaya gitmek için. O sayfa da duyuruyla aynı şeyi söylemelidir.
Duyuruların sıralamayı yükselttiğini kimse söyleyemez; böyle bir söz veren de yanılır. Yaptıkları iş başkadır: kartı açana dükkânın çalıştığını ve bilgilerin taze olduğunu gösterirler, dokunmak için bir neden verirler. Yerel (harita) optimizasyon çalışmasında duyurular ayın işleri arasında yer alır ve ay başındaki yazılı listeye girer. Haberi siz verirsiniz; cümle, fotoğraf ve düğme ona göre hazırlanır.
Müşteri Haritadan Çıkmadan Size Nasıl Yazar, Sizi Nasıl Arar, Nasıl Randevu Alır?
Haritadaki müşteri size ulaşmak için sitenize girmek zorunda değildir. Kartın üzerinde hazır düğmeler durur: ara, yol tarifi al, mesaj yaz, randevu al. Birine dokunur ve iş biter. Bu, sizin için bir kolaylıktır; yeter ki düğmelerin arkası dolu olsun. Çalan ama açılmayan bir telefon, okunmayan bir mesaj ya da hata veren bir randevu sayfası, hiç düğme olmamasından daha kötü bir izlenim bırakır.
Arama düğmesi profildeki numarayı çevirir. İlk bakılacak şey, o numaranın bugün gerçekten açılan numara olup olmadığıdır. Yıllar önce yazılmış sabit hat artık kullanılmıyor, cep telefonu ise eski çalışanda kalmış olabilir. İkinci şey saatlerdir: profilde açık göründüğünüz saatlerde telefon da açılmalıdır. Açamayacağınız saatleri açık göstermek, müşteriyi boşuna aratır ve sonraki aramasını başka bir işletmeye yönlendirir.
Yazma düğmesi, konuşmak yerine yazmayı seçen müşteri içindir. Mesai saatinde telefon açamayan çalışan, Gürbulak’tan girip alışverişe gelen ve Türkçeyi yazarak daha rahat kullanan ziyaretçi, gece yarısı aklına gelen soruyu unutmadan sormak isteyen kişi bu yolu tutar. Profile bir mesaj bağlantısı eklenebilir; dokunan kişi doğrudan sizinle yazışmaya başlar. Asıl soru şudur: gelen mesajı kim, ne zaman okuyacak?
Randevu düğmesi, işi saatle yürüyen herkese yarar: berber, diş hekimi, veteriner, oto servisi, oda kiralayan işletme. Düğme bir bağlantıya açılır; bu, sitenizdeki sade bir form da olabilir, kullandığınız randevu takvimi de. Hangisi olursa olsun telefonda açılmalı, üç dört alandan fazlasını sormamalı ve gönderildiğinde size ulaştığı belli olmalıdır. Günde bir iki randevu alan işletmeye form yeter.
Düğmeler en çok, şehri tanımayan kişinin işine yarar. İshak Paşa Sarayı’nı gezip akşam için lokanta arayan ya da Ağrı Dağı tırmanışından dönüp kalacak yer bakan ziyaretçi sitenizi uzun uzun okumaz; haritada iki üç karta bakar, birinin düğmesine dokunur. O an hangi düğmeyi bulursa onu kullanır. Lokantada bu aramadır, konaklamada yazmak ya da yer ayırtmaktır; işinize uyan düğme öne alınır.
Düğmelerin çalıştığını bilmenin tek yolu denemektir. Ayda bir kez kendi profilinizi telefonda açın ve her düğmeye sırayla dokunun: telefon çalıyor mu, mesaj size düşüyor mu, randevu formu gönderiliyor mu? Profil, hangi düğmeye kaç kez dokunulduğunu da gösterir. Yerel (harita) optimizasyon kapsamında dokunma sayıları ay sonu raporuna girer; hangi düğmenin iş getirdiğini, hangisinin hiç kullanılmadığını oradan görürsünüz.
Google’ın kendiliğinden açtığı kaydı bırakıp yenisini açsam olmaz mı?
Olmaz; yanına yenisini açarsanız haritada iki kayıt görünür ve yorumlar bölünür. Doğrusu var olan kaydı sahiplenmektir: sahiplik bildirimi yapılır, doğrulama tamamlanır, yanlış bilgiler düzeltilir. Yorumlar ve kaydın geçmişi böylece sizde kalır.
Hizmet listesine fiyat da yazmalı mıyım?
Fiyatınız aylarca aynı kalıyorsa yazın; arayan kişi için yararlı bir bilgidir. Sık değişiyorsa alanı boş bırakıp açıklamada fiyata nelerin dâhil olduğunu anlatmak daha güvenlidir. Haritada kalan eski rakam, yazılmamış rakamdan daha çok sorun çıkarır.
Duyuru paylaşmayı bırakırsam profilim geriler mi?
Bunu kimse kesin olarak söyleyemez; duyurunun sıralamaya etkisi bilinmez. Bilinen şu: uzun süre hiçbir şey paylaşılmamış bir profil bakımsız görünür. Saatleri, fotoğrafları ve yorum cevaplarını güncel tutmak, sık duyuru paylaşmaktan daha önemlidir.
Randevu düğmesi için ayrı bir randevu sistemi kurmam şart mı?
Şart değil. Düğme, sitenizdeki sade bir randevu formuna da bağlanabilir. Günde yalnızca birkaç randevu alıyorsanız bu form yeterlidir. Ayrı bir takvim sistemi, randevular çakışmaya başladığında ve elle izlemek zorlaştığında anlam kazanır.